İpek Yolu Haber Ajansı

İki kıtayı birleştiren, dünyadaki tek şehir İstanbul...

İstanbul  tarihe ışık tutan  şehirdir. Bunu anlamak için tarihine bir dokunmak  gerekir.


İstanbul; Roma imparatorluğu, Latin imparatorluğu, Bizans imparatorluğu 

Ve Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapmış bir şehir. Tarihte bir çok isimle anılmıştır.

Byzantion, Konstantinopolis, Konstantiniyye, Asitane, Darülhilafe, Dersaadet, İslambol, İstanbul bu isimlerden bazılarıdır..

Yüz yirmi hükümdara ( İmparatora, sultana) ev sahipliği yapmış, ayrıca kara ve deniz ticareti açısından büyük bir konuma sahip olan bir şehirdir İstanbul. Onun için peygamberimiz hz.Muhammed (sav)" İstanbul muhakkak bir gün fethedilecektir.Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir"  buyurmuşlardır. Hz Fatih Sultan Mehmet Han,  bu duygu ve aşk ile yola çıktı. Çünkü fethi gerçekleştiren unsurların başından aşk, sevgi ve bu müjdeye mazhar olmak mefkuresi önemli bir yer tutar.Onca meşakkatlere, tehlikelere göğüs germek,  yüreğinde  "aşk" cevheri bulunmayan bir komutan ve bir asker için mümkün değildir. Sevgi teslimiyet ister, sevgi fedakarlık ister. Bunun içindir ki;  Fetih ordusu, gönülleri Allah ve Resulünün sevgisiyle yoğrulmuş erlerden teşekkül etmişti. 

Gönüller fethedilmeden, ülkeler fethedilemez. Bakınız yaşı  seksen küsürü bulmuş Hz. Ebu Eyyub el-Ensarî  (r.a.) bizlere büyük ibret. Sevgilinin (s.a.v)  ağzından; "İstanbul elbette fetholunacaktır…"hadisini duymuş bunu gönlüne nakşetmiş, “onu fetheden asker ne güzel asker” iltifatına nail olma aşkıyla İstanbul’un kuşatılmasına   iştirak etmiş, o yaşta iki defa çölleri aşarak gelmiş surlar önüne. İkinci seferinde Şehid olarak, adeta ardından geleceklere İstanbulun alınması için manevi rehberlik etmişti. Peygamberimiz (s.a.v)  bir Hadis-i Şerifte; "Ashabımdan her biri, vefat ettiği belde halkı için kıyamet günü rehber ve nur olarak diriltilecektir" buyurmuştur.  Onun için, metfun bulunduğu  Eyüp Sultan Camisinde  şu beyit  yazılıdır;

"Yetişmez mi bu şehrin halkına bu nimet-i Bârî

Habib-i Ekrem in yâri Ebû Eyyûb- el Ensâri"

Nasıl bir fetih ruhu, nasıl bir aşk vardı ki onlarda bu uğurda canlarını feda etmişlerdi?

Tarihinde 28 defa kuşatılan İstanbulu 29.defa kuşatan ve  tarihin akışını değiştiren, Çağ açıp, Çağ kapayan  Fatih Sultan Mehmet Han olmuştur.

Bu büyük ve şerefli vazife Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet Han ın hayaliydi. Çocukluğundan beri geceleri rüyalarına, gündüzleri hayallerine giren  İstanbul’un fethinin zaferi idi. Padişah olduktan sonra durmak bilmeyen bir çalışma içine girdi ve  fethin hazırlıklarına başladı. Her şeyi inceden inceye hesap ediyor, surları yıkıp aşmak için büyük toplar döktürüyordu. Daha önce dedesi Yıldırım Bayezid Han’ın yaptırdığı Anadolu Hisarının karşısında bizzat kendisi de çalışarak Rumeli Hisarını yaptırdı.

Fetih için kesin kararın ilanından sonra bütün bir Osmanlı ülkesi coşkun bir hazırlığın içine girdi. Genç-ihtiyar herkes gücü yettiği kadar çalıştı; zafer için Allah’a dua ettiler. Sultan  Mehmet Han hiç bir şeyi eksik bırakmamak için geceleri uyku bile uyumuyordu.

Nihayet Osmanlı ordusu 1453 yılının Şubat ayı başında Başkent Edirne den yola çıkarak, İki ay içerisinde İstanbul önüne geldi. Padişah otağını kurdu ve  askerler yerlerini aldılar. Sultan Mehmed’in  İstanbul kuşatması için  özel döktürdüğü Şahi  toplarının  ağızları, yıkılmaz sanılan Bizans surlarına doğru çevrildi.

Büyük bir korku içinde başlarına geleceği bekleyen Bizanslılar; bir gece gemilerin karadan yürütülerek Haliç’e indirildiğini görünce Osmanlı Sultanı’nın dehâ ve kudretini anlayarak titremeye başladılar. Kuşatma 52 gün sürdü. Askerler olağanüstü kahramanlıklar göstererek tarihin altın sayfalarına adlarını yazdırdılar. Nihayet 29 Mayıs 1453 Salı sabahı Ulubatlı Hasan İstanbul surlarına İslam’ın muhteşem sancağını dikerek dalgalandırdı. Yıkılan surlardan Türk askerleri içeri girdi ve İstanbul  kısa bir sürede feth olundu. Bizans İmparatoru IX. Konstantin Dragazes iki yeniçeri tarafından öldürüldü.

Genç Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmed Han muhteşem bir törenle Topkapıdan şehre girdi. Ayasofya Kilisesi’ne kadar atının üzerinde ilerledi ve kiliseyi  camiye çevirerek orada ilk Cuma namazını bizzat kendisi  kıldırdı. Artık şehrin üzerindeki çan sesleri susmuş,  Ezan-ı Muhammedi dalga dalga yayılmaya başlamıştı. Osmanlı ülkesi bayram ediyor, bütün bir Hristiyan âlemi keder içinde ağlıyordu. 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu paslı bir çivi gibi sökülüp atılmış, Peygamber Efendimizin (s.a.v) ilahi müjdesine 21 yaşında nail olan Fatih Sultan Mehmed Han  ve kahraman askerleri ulaşarak,  Orta Çağ kapanmış Yeni Çağ başlamıştı.


Ruhları Şâd Olsun...



İZZETTİN DOGAN

Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum Yaz

Diğer Yazılar